|
YİTİK.... Hedefimiz de yoktu bir amacımızda. Değişiklik olur,
sıkıntıdan kurtuluruz gibi bencil düşüncelerle bir kaç kişi ders
kitaplarının arkalarına karaladığımız ve çekmecelere gömdüğümüz
karalamaları biraraya getirip YİTİK adında bir fanzin oluşturduk. El
yazısı ve fotokopi. İsim yok imza yok. İki yıl içinde dört sayı
çıkatabildik. Üçüncü
sayida en yüksek trajımıza ulaştık; 43!
işte bu fanzinlerden sanal aleme
geçme şansını yakalamış bir kaç kırıntı.....
-GÜN-
Tahta bir hançer bırakmışlar kaldırıma, yaprakların elinde şekillenen
toy nağmeler, ağaç olmak arzusu yamacında tepenın, çobanın arada uğrayıpta
tulumbasından su çektiği kulubeyi örten o ağaç belki, senfoni süreken
tizlerle yaprakların arasında gizlenmeye çalışıyor hançer, çobanın kavalından
siniyor mideme şu ürküntü.Hançer alınır ,çoban hep bilinen ezgilerindeyken...........
devam ........
-SİS-
Şehirler dolaştı ruhum, bedenim kaldırımlarda
süründü aylarca. Her gece başka bir kente girdim, köpekler karşıladı insanlar
kovaladı. Eve döndüm odama kapandım , yine geceleri camımdan kapılıp geceye
estim şehrin merkezine, parklarda sabahladım kedilerle oynaşarak. Bütün
damarlarımı alkolle doldurdum. Delik deşik ettim vücudumu. Yüzümü parçaladılar,
kaç kere kellemi vurdular.. hepsinden sonra yine de içimden silinmedi.
Sis. Aylar önce geldi buldu beni. Yardı yüreğimi. Binyıllardır onu bekleyen
diğer yarısına kavuşup yerleşti içime............ devam ...........
'Es ist kalt wir müssen weg
von hier'
Dostlarım, ailem evime geldiler, nede güzel onlarla
her inandığım, söyleyemesemde, her istediğimi yapamasamda derinliklerdeyim
%40 civarıları galiba tam bilemiyorum. Ezan okunduğu için Falco'nun susmasını
istiyorlar sanırım, haşbuki Falco'nun sözlerini anlayabiliyorum ve melodisi
çok güzel, hiç kimseye köle olamam gerektiğini hatırlıyorum….............
devam .............
-PİÇ-
....bir sır vereyim mi emin değilim ama tüm bu garip davranışlarının nedeni
telefon santralinde badana yaparken tacize uğraması olabilir, vajinasını
göstermek çok haklısın fakat bizim durumumuzu da anla ne yapabiliriz ki
tüm mermer kaplı kapılı binaların sakinleri olarak göktaşı sağanaklarında
buna mecbur kalıyoruz .......... devam ...........
-yorum yok-
Hadi sınıra gidelim
dedi beynim Yüreğim se henüz değil Büyük bir nokta ikilemi
çözecek Ve ortaya yeni gerçekler çıkacak Komadan sonraki
gibi.
............ devam
seeeessseesszzzzzzz
...kızarma ve yumuşama artacaktır buna paralel olarak masajın şiddetide
arttırılır. acı hissedilmeye başlanır fakat gereklidir.damarlar belirgenlişmiş,
yumuşak ve kan dolaşımındaki hızlanmayla birlikte kırmızı bir kıvam elde
edildiğinde buzlu suda bekletilen havluyla sarılarak rahatlatılır...................
devam ...........
-sel-
Aya doğru ilk adımlarımızı attığımız gecelerde, şahinlerin yuvalari için
kayalara tırmanırdık, dizimize kadar gümüş su. Deniz coşmuş gel-gitle,
nehir kabarmış ve sel çifliği kaplamıştı. Ağaçların dallarına samanlar
birikmişti. Koyunlar hep öldü........ devam ......
-ç.s.-
Hepsini hatirliyorum inan. Tezgahtara kendini siktirmek
için kıvranan kasiyer kızı da, …ayrılık aklın tüketilmesinden başka birşey
değildir. Belki de biz ayrilmadik… yazan kitabı da, şarabınla odaya kapandığın
doğum günümü......... devam ..........
günlük
'Harekete
susamış ve hareketsizliğe mahkum olanların ruhsal uyuşukluğu.'
Bakunin
İşte tam böyle bir uyuşukluğun ortasındayım, ta içindeyim. Yapmam gerekenlerin
farkındayım, ki bu gerekliliklerin tümünü ince ince düşündüm ve bir sonuca
ulaştım,en azından öyle zannediyorum, bu sonuçlarında sürekliliği ayrı
bir acı kaynağı benim için, fakat kesin olarak bunları yapamamaya mahkum
durumdayım........... devam ..........
|